3. sektör nedir?

Sivil toplum kuruluşları veya sivil toplum örgütleri diye anılan dernek, cemiyet, vakıf, birlik, federasyon, konfederasyon, platform ve inisiyatiflere 3. Sektör denir.

Sivil toplum kuruluşları çağdaş demokrasinin olmazsa olmazlarıdır ve toplumsal sorunların çözülmesinde önemli etkileri vardır.

Çağdaş demokrasiler 3 sektör üzerine oturmuşlardır.  

Birincisi sektör, genel veya katma bütçeler ile belediyelerimiz ve diğer kamu bütçelerine bağlı kamu hizmeti görevli yapan kurumlardır ve birinci sektör olarak adlandırılır ve bu sektöre KAMU SEKTÖRÜ denir.

İkinci sektör, devletin ekonomik gücünü oluşturan kar amaçlı ÖZEL SEKTÖR’dür. Ticaret ve sanayi odaları, borsalar, işçi, işveren sendikaları, federasyonları ve konfederasyonları ikinci sektördür.

Üçüncü sektör ise vatandaşların kar amacı gütmeksizin gönüllü olarak kamu görevlerine katılımını sağlayan dernek, cemiyet, vakıf, birlik, hareket, grup ve platformlardır. Bu sektöre ÜÇÜNCÜ SEKTÖR denir. Sivil Toplum Kuruluşu (STK) veya Sivil Toplum Örgütü (STÖ) olarak adlandırılır.

2012 yılı itibarıyla İçişleri Bakanlığı Dernekler Daire Başkanlığı’nın verilerine göre, Türkiye’de kurulan dernek sayısı yaklaşık 235 bine ulaşmıştır. Ancak bu derneklerden 143.000’i feshedilmiş olup, 92.000 tanesi faal olarak geçmektedir. Bu derneklerin de yarıya yakını tabela derneğidir ve herhangi bir faaliyeti yoktur.

Türkiye maalesef aktif sivil toplum katılımında sınıfta kalmıştır. Örnek olarak, Almanya’da 2,5 milyon, Fransa’da 1,5 milyonu aşkın dernek faaliyette. AB üyesi ülkelerde ise her 40 kişiden 1 kişi dernek üyesi iken Türkiye’de 1000 kişiye 1 dernek düşüyor.

Ülkemizde kurulan ve ayakta kalan ve tabela derneği olmayan sivil toplum kuruluşları son senelerde iki görünüm almış gibi durmaktalar. Birincisi 70’li yıllar ile 90’lı yıllar arasında kurulmuş olan ve yönetimleri tecrübeli ama yaşlı kuşaktan oluşan ve hala öyle kalmakta direnen ve günümüz bağışçı alışkanlıklarına ve iletişime uzak olan sivil toplum kuruluşları. İkincisi ise 2000’li yıllardan bu yana kurulan ve ağırlıklı olarak genç kuşaktan oluşan ve günümüz iletişim olanaklarının birçoğunu etkili bir şekilde kullanabilen yenilikçi STK’lar.

Demokrasinin oturması ve iyi işlemesi için sivil toplumun etkin ve güçlü olması şarttır. Örgütlü toplum güçlü toplum olmaya adaydır. Bir ülkede sivil toplum kuruluşları ne kadar güçlü toplumun aktif katılımı ne kadar yüksek ise o ülkenin demokrasisi de o denli güçlüdür ve maalesef bizim daha çok yolumuz var.

Erhan Ongun
Kaynak Geliştirme Danışmanı

 

By | 2017-03-20T22:48:47+00:00 Mart 20th, 2017|Dernek Danışmanlığı Blog Sayfası|0 Comments