Tanıtırsan Bağ Olur, Tanıtmazsan Dağ Olur

Stk’ların Yakınmaları

“Çok güzel işler yapıyoruz. Neden hedeflediğimiz noktada değiliz?“ cümlesi STK’lar ile yaptığımız check up toplantılarındaki serzenişlerden biri. Kaynak bulamamak, bağışların az olması, faaliyetlerden beklenen sonucun alınamaması… liste uzun.

Zincirleme Bir Reaksiyon

Her bir sorunun kendine özel sebebi mutlaka var. Fakat gözlemlerim sonucunda görüyorum ki sivil toplum kuruluşlarında sorun ve çözümler zincirleme bir reaksiyona bağlı. Diğer bir deyişle makine dişlisi gibi. Bir tanesindeki bozulma diğerlerini de etkiler. Devinim ve sebep-sonuç ilişkisi ne kadar doğru anlaşılırsa çözümler de o kadar doğru tespit edilebilir.

Her şey Birbirine Bağlı

Bir STK’nın yarattığı kaynak, ortaya konan işler ile somutlaşır. Fakat bu işler doğru anlatılmazsa, bilinemez. Yaptığı işler, toplum tarafından bilinmeyen bir STK ise hareket kabiliyeti olmayan bir yapı gibi algılanır. Hareket olmayan yerde bereket yoktur. Dolayısıyla hareket yoksa ne gönüllü vardır, ne kaynak, ne de gelecek yeni projeler… Yeni projeler yoksa sosyal fayda yoktur, yardım yoktur, iyilik yoktur. Nihayetinde aslında dernek yoktur. Bu nedenle yapılmış bir projenin anlatılması, bir sonraki projenin ilk adımıdır aslında.

Tanıtılmamış İş, Yapılmamış İştir

Zincirin halkalarını birbirine doğru bağlayabilmek ve sinerji yaratmak için her STK’nın profesyonel kişiler tarafından planlanmış bir iletişim çalışmasına ihtiyacı vardır. Özel sektör kurumları bu bilinç ile hareket ettiği için atılan her adımın meyvesini toplayabiliyor. 3. Sektör kurumları da tıpkı bir marka gibi davranarak “İletişim” konusunu ciddiyetle ele almalıdır.

“Biz dernek olarak sosyal medya kullanıyoruz ama yine de olmuyor!”

İletişim ve tanıtım gücünün farkında olan ama yine de işlerin yolunda gitmediği kurumlar için ise bir başka soruyu sormak gerekiyor: “Bu çalışmalar ne kadar planlı ve doğru yapılıyor?” Dijital dünyanın alıp başını gittiği günler yaşıyoruz. Dolayısıyla birkaç Facebook paylaşımı ve tweet atma seviyesinde iletişim çalışması yapıyor sayılmıyoruz. Anlatılması istenen şey için nasıl bir içerik oluşturulmalı; bu içerik nasıl, hangi mecrada, ne zaman, hangi metotla söylenmeli… vs. belirlenmesi gereken çok detay mevcut. Reklam-tanıtım-strateji çalışmaları için kullanılabilecek yöntemler çok çeşitli. Dolayısıyla harcanan emeğin boşa gitmemesi için doğru bir planlama ile doğru bir zamanda doğru bir metodu kullanmak çok önemli.

Denizde Kum, Pazarlamada Yöntem

STK çalışanları, duyusal iletişim, gerçek zamanlı pazarlama, sosyal medyada canlı yayın, influencer pazarlama, hikaye anlatıcılığı ve daha birçokları gibi iletişime dair kavram ve teknikleri bilmek zorunda değildir. Üyeler ve yönetim kurumları enerjisini, proje yaratmaya ve dernek misyonunu gerçekleştirmeye kanalize etmek durumundadır.  Dolayısıyla medya ve iletişim bu kadar çetrefilli hale gelmişken tanıtım işlerin güvenilir ellere bırakılmasında fayda var 😉

Ahu Yularcı
İletişim Danışmanı
www.iletişimcini.com

By | 2017-03-20T22:36:18+00:00 Mart 20th, 2017|Dernek Danışmanlığı Blog Sayfası|0 Comments